Şansın şakağa değdiği yerden paralel bir hayata dik indirip tepedeki müzmin hayaleti iki eşit parçaya bölüyoruz.
Iki kenarı ikiz üçgenler gibi kollarımız genelde aynı boyda.
Eğer titremiyorsa hala elim, her şeyi ikiye böleceğim.
Eminim.
Ikiye.
Sesliye ve sessize.
Deliye ve dilsize.
Istediğimizde yapabildiğimiz tek şey ölmek.
Onu da hastalıklar elimizden aldı.
Boş bir evin hayaleti gibi ölüme değecek bir şeyler aramak.
Boş bir evin hayaleti gibi gelmeyen konukların yüzlerindeki vaziyeti araklamak.
Bir tepenin zirvesindeyim.
Takriben dörtyüz metre.
Ikiye bölünüyorum burada.
Bundan da eminim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder